TAŞLARI FARKLI SATRANÇ

Güncelleme tarihi: 5 Şub

Futbol; insanların hayatları pahasına tutkuyla bağlandıkları,her geçen gün değişime uğrayan bir oyun.Eğer bu oyuna aşıksanız, tuttuğunuz takım kazandığında veya kaybettiğinde verdiğiniz tepkilere çevrenizdekiler bile inanamazken maçtan sonraki güne nasıl başladığınızı bir futbol aşığı olarak çok iyi biliyorum.İnsanın duygularını dakikalık değişimlere sokan bu tutkulu oyuna, hiç taraftar gözüyle değilde taktiksel gözle baktınız mı ?

Bizi şekilden şekile sokan bir golün atılması için nasıl taktiksel savaşlar verilmiş ve veriliyor görelim.



Bu oyunu kazanmak için üstün yetenekli,yeterli motivasyona, güçlü fiziğe ve yüksek kondisyona sahip futbolcularınızın olması yeterli değildir.Bu oyunu kazanmanın en büyük parçası rakibi iyi analiz edip elinizdeki kadro yapısına göre en uygun taktiği belirlemektir.İşte futbolun bambaşka bir gözü olan; taktiksel göz Verrou taktiği, WM taktiği derken yapay zekanın bile bu işe el attığı noktaya gelerek her geçen gün değişime uğrayarak oyuna da zevk katıyor. Futbol bir alan oyunudur ve alan hakkını elinde bulundurup, konfor alanını oluşturan avantajlı olurken; futbolcunun topla nerde buluştuğu,nerede bulunduğu taktiksel savaş için çok önemlidir.Alan yaratmayı ve topla nerede buluşulacağını belirlemek için saha parselasyonunu bilmemiz gerekir. Saha parselasyonu; sahanın belli alanlarında geometrik olarak fark yaratıp, daha farklı sonuçlara ulaşmaktır.Saha parselayonu sayesinde taktiksel savaş rahat bir şekilde kavranır.Sahadaki bölgelerin nerede bitip nerede başladığının anlaşılmasına yardımcı olan parselasyon.İlk olarak sahayı boylamasına üç eşit parçaya bölerek karşımıza çıkar.Bu üç eşit parçayı Birinci Bölge, İkinci Bölge ve Üçüncü Bölge olarak adlandırıyoruz.


Kendi kalemizden oyun kurduğumuz yere, Birinci Bölge; iki takımın da orta sahasını kaplayan bölgeye, İkinci bölge ve hücüm yaptığımız bölgeye ise Üçüncü Bölge diyoruz.Oyun analiz edildikçe parselasyonlarda da değişiklikler meydana gelmiştir.Üç bölümden dokuz bölüme sonrasında ise Liverpool John Moores Üniversitesi profesörü Tom Reilly, 98 dünya kupası ve Euro 2000 turnuvalarında atılan golleri analiz edip, sahayı tam on sekiz bölgeye bölmüştür.Yaptığı analizler sonucunda 14. Bölgeye fazla top girişi yapan takımların gole daha fazla yaklaştığını belirtirken atılan gollerde de 14.Bölgenin payının olduğunu tespit etmiş ve bu bölgenin adını “Altın Kare”koymuştur.


Bu analizle birlikte futbolda bir devrim meydana gelmiştir.Altın Kare aynı zamanda 4-4-2 sisteminin tüm gerçekliğini yitirmesine sebep olmuştur.Ancak taktiksel savaş 14.bölgeye çare bulmak için parselasyonu yeniden modellemiş on sekiz olan sayıyı otuz yaparak bugünlerde adını çok kez duyduğumuz bir geometri terimi olan,half space (yarım boşluk,iç koridor,iç kulvar,iç kenar) kavramını ortaya çıkarmıştır.


Half space, yerleşik ve kalabalık savunmalara karşı iyi hücum edebilmek adına alan yaratan sistem, iç kenardan gelerek,iç cephede açıklar oluşturarak, golü bulmayı hedeflediğinden dış koridordan orta açmanın da önemini yitirmesine neden olmuştur. Half space 4-2-3-1 sistemini devreye sokarak,14. Bölgeyi tek adamla değil iki adamla savunmaya başlamıştır.Bu yeni sistemin güzeliği kanat oyuncularının hücumdayken klasik kanatlara nazaran, kendilerini half space bölgesine atıp birer kanat forvete dönüşmeleridir.

Half space, kullanarak koridorun sonuna geldiğinizde çapraz alanlara “Asist Zone” denilirken kaleyi cepheden gören altı pasında içinde olduğu bölüme de “Golden Zone” deniliyor.Asist Zone futbolcuların en çok asist yaptığı bölge demek olurken, Golden Zone ise futbolcuların en çok golle buluştuğu gol alanı demek oluyor.Asist Zone’dan Golden zone gelen pasların ve ortaların genel adına da “Cut Bek” deniliyor.


Bu sistemi savunmakta o bölgede oynayan oyuncu olmadığından zor olan Half space’ın, değeri tam olarak anlaşılmaya başlayınca Zone 14 yani 14.Bölge giderek önemini kaybetti.Peki half space taktiğini durdurmak için ne gibi bilimsel araştırmalar yapıldı? Danimarka’lıların iki yıl önce yapay zeka ile yaptığı araştırmada, bu noktaya kadar futbol sahası hep dikey ya da yatay çizgilerle bölünürken Asist-V adını verdikleri bu yeni çalışmada diyogonel çizgilerden de faydalanıyordu.Asist-V taktiğine göre sahanın v harfi gibi gözüken şekilin dışında kalan bölgelerin de asist yapılma ihtimali sıfıra yakınken, half space bölgesindeki Asist Zone ve Golden Zone bölümlerinde rakibin topla oynamasına izin vermemek ve ona göre pozisyon almak bulunuyor.



Hırstan,bireysel yaratılıcıktan ziyade aklın, bilimin, analizin,istatisklerin,matematiğin ve hatta yapay zekanın dahil olduğu futbolun bambaşka gözü olan taktiksel savaşları inceledik.Dünya var oldukça değişen futbol ve futbol yapısı, bakalım ilerleyen dönemlerde Asist-V taktiğine ne gibi çözümler bulacak.Sözlerimi futbol efsanesi Johan Cruyff’ın sözleriyle sonlandırıyorum. “Futbol ayakla oynanan bir oyundur derler ama bana göre futbol akılla oynanan ve ayaklarımızı da kullandığımız bir spordur.”Futbollu günlere…

SERCAN SAMET AKIN








345 görüntüleme2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

ALBAYIN HESABI

TAEKWONDO